X

Çocuk İstismarından Korunma;

Çocuk İstismarından Korunma;

Çocukları cinsel istismardan korumaya yönelik tavsiyeler

  •  En Önemli Uyarı; Çocuklarımızı ergenlik dönemini aşıncaya kadar , Mutlaka Anne İle Büyütün, Anne sağlıklı ve çocuğu ile beraberse, çocuğun korunması ve kollanması anlamında en önemli faktördür. Kesinlikle Çocuklarımızı, Ergenlik dönemi tamamlamadan Hiç bir resmi yada gayri resmi kuruma emanet etmeyin. Bundan daha İyisi; Çocuğunuzu evlendirinceye kadar, Aile içinde büyütülmesidir.  
  •  Çocuklarınıza vücudun özel bölgelerinin doğru adlarını öğretin.
  •  Sadece yabancıların tehlikeli olduğuna odaklaşmayın. Unutmayın ki çocukların çoğunluğu tanıdığı ve güvendiği kişiler tarafından istismar edilmektedir.
  •  Çocuklarınıza fiziksel güvenlik ve hangi dokunmanın normal hangisinin normal olmadığını öğretin.
  •  Çocuklarınızı vücutları hakkında kararların kendilerine ait olduğunu konusunda bilinçlendirin. Başkalarının kendisine dokunmasını istemediğinde hayır demeye yüreklendirin, istismar amaçlı olmasa bile ve başkalarına dokunmamalarını söyleyin.
  •  Yetişkinler ve büyük çocukların asla vücutlarının parçaları ile ilgili yardıma ihtiyaçlarının olmayacağını bildiklerinden emin olunuz (banyoda ya da tuvalete giderken).
  •  Çocuklarınıza kendi bedenlerinin bölgelerine kendilerinin bakmalarını öğretin (Tuvalete, banyoya giderken, tuvalet kağıdı kullanırken vs). Böylece diğer yetişkin ve çocukların yardımına bağımlı olmazlar.
  •  Çocuklarınızı iyi sırlar (sürpriz partiler gibi- bunun sakıncası yok çünkü uzun zaman sır tutmak zorunda değiller) ve kötü sırlar (onlar çocuğun sonsuza kadar tutmak zorunda olduğu sırlardır, ki bu kabul edilemez) arasındaki fark konusunda eğitin.
  •  İç güdünüze güvenin. Eğer çocuğunuzu birine bırakmanın kolay olmadığını düşünüyorsanız, bırakmayın. Cinsel istismar konusunda kaygılanıyorsanız, sorular sorun.

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI ve AİLE

Çocukların cinsel istismarının yaygınlığı hakkında geniş bilgiler yoktur. Çocuklara yönelik cinsel faaliyetler çok geniş kapsamlıdır.

Başkasına muhtaç olan çocuk ve ergenlerin, kendilerinden yaşça büyük bir yetişkinle veya kendilerinden büyük biriyle cinsel faaliyette bulunmasıdır. Taraflar arasında yaş, fiziki güç, zeka ve gelişimsel açıdan farklılıkların olması beklenir. Çocuk, kendisinden yaşça büyük kişinin ihtiyaçlarını   ya da arzularını doyuracak cinsel bir nesne durumuna sokulur. Taraflar arasında güç orantısızlığı, yani tacize uğrayanın bilinçli rıza gösteremeyecek olması gerekir. Tanım; aynı yaş grubu çocukları arasında gerçekleşenleri, zorlama olmayan durumları, kapsam dışında bırakmaktadır.

Çocuk cinsel istismarının, aileler için konuşulması ve kabul edilmesi zordur. Ancak çocukların ve ailenin ruh sağlığı ve gelişimleri açısından da bir o kadar önemlidir. Aileler, cinsel istismar konusunu öğrenmeli, kendilerini geliştirmelidirler. Cinsel istismar, hayatın bir gerçekliğidir.  Tarih boyunca tekrarlanan, maalesef evrensel bir olgudur. Bu nedenle, bu durumu yaşamın gerçekliği olarak kabul edip, çocuklar eğitilmelidir. Aileler genellikle cinsel istismar kavramına kendilerini uzak hissederler. Kendi çocuklarının başına böyle bir şeyin gelebileceğine inanmak istemezler.  Çoğunlukla aile içinde cinsel ve bedene yönelik konuşmaları onaylamazlar. Özellikle geleneksel yapıdaki ailelerde, cinselliğe ilişkin konuları konuşmak onaylanmadığı gibi, ayıp görülerek, utanç ile yaklaşılmaktadır. Böylece çocuklar, aileleri ile cinselliğe yönelik konuşamamaktadırlar. Cinsellik ve kendi bedenleri hakkında bilgileri olmadığında, cinsel istismarcıların tuzağına daha kolay düşebilmektedirler. Başlarına gelen herhangi cinsel bir eyleme anlam verememekte, konuşmaktan kaçınmaktadırlar. Hatta, sırf bu nedenle bile cinsel taciz eylemlerine uzun zaman boyunca maruz kalmakta, karşı duramamaktadırlar.

Çocuk cinsel istismarında bulunanların genellikle belli özellikleri olduğu, ancak yabancıların olabileceği düşünülür. Bu kesinlikle yanlıştır. Cinsel istismara sebep olan kişiler, çoğu kez çocuğun tanıdığı, güvendiği ve sosyal yönden de ilişki içinde olunan kişilerdir. Araştırma sonuçlarına göre; cinsel istismara sebep olan kişiler, çoğunlukla aile üyelerinden olmaktadır. Çocuk üzerinde etkisi olan anne ya da baba, büyük kardeşler, kuzenler, üvey kardeşler, amca, dayı, üvey anne ve babalar, büyük baba vb. olabilmektedir. Keza, ebeveyn sorumluluğunu üstlenen bakıcı, kreş, okul, yurt gibi, çocukların bakımlarının yapıldığı kurumlardaki görevlilerde olabilmektedir. Yine yaşanılan mekanın çevresindeki, çocuğun tanıdığı ya da tanımadığı dükkan sahipleri, o bölgede oturanlar tarafından da yapılmaktadır. Kısaca söylemek gerekirse, çocuk cinsel tacizi çocuğa yakın, çocuk üzerinde güç ve otorite sahibi olan kişiler tarafından sıklıkla yapılmaktadır.

Çocuk cinsel istismarının sıklığı konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Cinsel istismar vakalarının pek çoğu, yasal olarak ortaya çıkarılamamakta, kanıtlanması da bir o kadar zor olmaktadır. Ancak yaygın olan bir görüşe göre, 4 kız ve 6 erkek çocuktan birinin cinsel istismara maruz kaldığı yönündedir. Kız çocuklarının aile içinden, erkek çocukların ise aile dışından cinsel istismara maruz kaldıkları iddia edilmektedir. Ancak bu noktada, erkek çocuklarına yönelik tacizin, gizli tutulmaya çalışıldığı, yakıştırılamadığı, erkeklik imgesine zarar vereceği gibi düşünceler, tacizin üstünün örtülmesine sebep olabilmektedir.

Cinsel istismar vakalarının açığa çıkarılması yönündeki en büyük engellerden biri de ailelerin, bu konuyu,” kol kırılır, yen içinde kalır” mantığı ile örtbas etme eğilimidir. Çocuğun başına gelen istismar olgusu, aile içi dengeleri bazen alt üst edebilmektedir. Cinsel istismara maruz kalan çocuğun ailesi, bu konuyu ağır bir namus meselesi haline getirip, namus davasına dönüştürebilmektedir. Tacizi öğrenen bir ebeveyn bunu diğeri ile paylaşamamakta, ailenin geleceği için, taciz saklanmakta, sır olmaktadır.

Çoğu kez de cinsel tacizin faturası kurban durumundaki çocuğa kesilmektedir. Çocuğun hayatı kısıtlanmakta, suçlanmaktadır.  İnsanlara, hayata olan güven duygusu, onarılması zor yaralar almaktadır. Yetişkinlik yaşamında etkileri devam etmekte,  cinsel işlev bozuklarından, ciddi kaygı ve depresif bozukluklara kadar etkilenmektedir. Pek çok kişilik bozukluklarının, alkol madde bağımlılığı, dürtüsel davranışların altında, çocukluk çağı cinsel istismar olgusu çıkmaktadır. Yaşam boyu etkisi sürebilen cinsel istismar olgusuna aileler gereken önemi vermeli, kendilerini ve çocuklarını eğitmelidirler.

Cinsel istismar olguları, gerçek fiziksel temasın olduğu temaslı ve temassız davranışlar olarak ele alınmaktadır.

Temassız denen cinsel davranışlar, aynı zamanda, gerçek fiziksel temasa hazırlama, baştan çıkartma, kandırma evresini de göstermektedir.

· Çocuğu, cinsel temas amacıyla kandırmaya yönelik eylemler, önce çocuğun güvenini kazanmak amacıyla, çocukla yalnız kalınabilecek yerlere götürmeye ikna etme,

  • Çocuğun önünde soyunma ve izletme,
  • Çocuk soyunurken ya da tuvaleti kullanırken uygunsuz şekilde izleme,
  • Çocuğu müstehcen pozisyonlarda filme alma, fotoğraflama, kameraya kaydetme,
  • Başka çocukların çekilmiş görüntülerini izletme,
  • Çocuğu cinsel eylemleri izlemeye, dinlemeye zorlama,
  • Çocukla bir yetişkin gibi aynı yatağı paylaşmaya zorlama,
  • Çocuğa baştan çıkarıcı davranmayı öğretmeye çalışma,(oyun olarak sunulmaktadır)
  • Çocuğun bulunduğu ortamlarda uygunsuz giyinme ve davranışlarda bulunma,
  • Çocuğun hassasiyetini azaltmak için pornografik film izletme,
  • Kasıtlı olarak, cinsel bölgelerin gösterilmesi.

Özellikle, küçük yaş grubu çocukları söz konusu olduğunda, pek çok sapkın davranış, çocuğa “oyun” biçiminde sunulmakta, hemen eyleme geçilmemektedir. Çocuğun rahatlaması ve uyum göstermesi için beklenebilmektedir. Bu tür temassız cinsel istismar vakaları, çocuktan yaşça büyük olan abi, abla kuzen, yeğen vb. tarafından tercih edilebilmektedir.

İnternet ortamı, günümüzde cinsel istismarın çok fazla yaygınlaştığı bir yerdir. Görüntülü iletişiminde artması ile beraber,  çocuklar, ergen kız ve erkek çocukları, kamera karşısında yazıştıkları kişinin taleplerine boyun eğmekte, çıplak pozlar vermekteler. Yazışmalarda da, açıktan baştan çıkarıcı erotik iletişim öne geçmektedir. İnternet ortamındaki kişinin talimatlarına uyarak hareket eden çocukların görüntüleri tehdit olarak kullanılmaktadır.

Temaslı cinsel istismar davranışları;

  • Cinsel olarak uyarıcı dokunuş ve okşamalar,
  • Cinsel haz amacıyla çocuğun cinsel organına, özel bölgelerine dokunma,
  • Çocuğu bir başkasının cinsel organına dokunmaya zorlama,

CİNSEL İSTİSMAR SONRASI ÇOCUKTA OLUŞABİLECEK DEĞİŞİKLİKLER NELERDİR?

  • Çocuğun olağan duygu durumunda ve davranışlarındaki değişikliklere dikkat etmek gerekmektedir.
  • Çocuğun, huylarında, duygusal tepkilerinde sebep bulunamayan değişikler gözlenir. Sebepsiz gibi görünen sinirlilik, huysuzluk, tahammülsüzlük, hırçınlaşma, kavgacı olma, öfke duygusundaki olağandan sapma gibi değişimlere dikkatli olunmalıdır.
  • Çocuğun olağanın dışına çıkmış konuşmaları, merak ettikleri, kullandığı sözcükler, sorular dikkate alınmalıdır. Başına gelenleri anlamaya çalışan çocuk özellikle; cinsellikle, beden ile ilgili aniden soru yöneltebilir. Küfürlü, argo konuşmaya başlayabilir.
  • Çocuğun özellikle küçük yaştakilerde, oyun oynama becerileri değişikliğe uğrayabilir. Oyunlar aracılığı ile yaşadıklarını tekrarlayabilir. Oyuncak bebeğinin cinsel bölgesine sürtünme gibi davranışlar vb. açığa vurabilir.
  • Çocuğun olağan temizlik alışkanlıklarındaki ani değişimler önemlidir. Kendini suçlu, pis hissetme sonucu aniden aşırı temizlenme gereksinimleri ortaya çıkabilir. Takıntılı temizlik davranışları görülebilir. Özellikle belli beden bölgelerine odaklanan temizlik ihtiyacı önemlidir.
  • Okul çocuklarında, okul başarısında ani düşüşler, derslere ilgisizlik, eğer istismar okulda yaşanmış ise, okula gitmek istememe davranışları dikkatle gözlenmelidir.
  • Çocuğun günlük beslenme, tuvalet ve uyku gibi düzenlemelerinde değişimler ve sorunlar ortaya çıkabilir.
  • Davranışsal değişiklikler görülebilir.  Aniden başka bir sebep bulunamayan, tırnak yeme, alt ıslatma, tikler, takıntılar dikkatle takip edilmelidir.
  • Çocuk, özellikle bedenine yönelik, dokunmaya yönelik hassasiyet gösteriyorsa, eskiden hoşlandığı davranışları artık istemiyor ve tepki gösteriyorsa, takip edilmelidir.
  • Yaşından beklenmeyen oyun, sözcük ve davranışları gösteriyor, taklit ediyorsa,
  • Masturbasyon  eyleminde artış, süreklilik, inatçılık var ise,
  • aile içinde veya dışından belli bir kişi ile karşılaşmaktan kaçınıyor, direniyor ise mutlaka cinsel istismar olasılığı dikkate alınmalı, yasal ve ruhsal destek araştırılmalıdır.
  • Cinsel bölgelerinde, bedenindeki fiziksel belirtiler, kızarıklık, morluk, şişlik, makat bölgesinde yırtılma, zorlanma izleri olup olmadığı, çocuğu incitmeyecek biçimde araştırılmalıdır. Araştırmalar, şüpheleri artırıyorsa, kendi başınıza bir şey yapmaya çalışmaktansa, hemen konunun uzmanına başvurulmalıdır. Fiziksel belirtiler için devlete bağlı sağlık kuruluşlarına, ruh sağlığına yönelik olarak ta, çocuk ve ailelerle çalışan uzmanlara başvurmak gerekir.

Taciz ve istismardan şüphelenilen durumlarda, çocuk itiraf etmeye zorlanmamalıdır. Tehdit ve korkutma yapılmamalıdır. Çocuk yalnız bırakılmamalıdır. Şüphelenen kişinin, kendi duygu ve davranışlarını kontrolde tutması çok önemlidir.  Fark eden kişi, yoğun olarak kaygılanabilir, öfkelenebilir, kızgınlık, çaresizlik hissedebilir. Yetişkinin bu tür tepkileri, çocuğu çok daha fazla korkutup, endişelendirebilir. Çocuk iyice panikleyebilir. Söylemekten kaçınabilir.

İstismar şüphesi varsa, çocuğun kendini güvende hissettiği bir yer ve zaman da, sakin bir iletişim kurmaya çalışmakta fayda vardır. Sorgulama tarzında olmamalıdır. Yaşına uygun davranılmalıdır. Mutlaka konunun uzmanından destek alınmalıdır. Çocuklar bazen ebeveyne anlatmak yerine, bir uzmana daha kolay anlatabilmektedir.