Çocuklara Cinsel Eğitim;

Çocuklara Cinsel Eğitim;

Çocuklara Cinsel Eğitim;

AİLELER ÇOCUKLARINA CİNSEL EĞİTİM VERİRKEN NELERE DİKKAT ETMELİDİR?
 
Ebeveynler çocuklarıyla neyi, nasıl konuşacaklarını iyi bilmeliler. Çocuğa gereğinden fazla bilgi yüklememek gerektiği gibi cinsellikle ilgili hafife alınacak bilgileri vermekten de kaçınmalıdırlar.
Çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemi dikkate alınmalıdır. Anaokulu çocuğunun sorusu ve bilgi ihtiyacı ile ön ergenlik dönemindeki bir çocuğun soruları ve beklentileri farklıdır. Dolayısıyla ebeveynin vereceği bilgi de çocuğun gelişim düzeyine uygun olmalıdır. Çocuğun ihtiyaçları iyi gözlenmelidir.
Çocuğa cinselliği anlatırken ebeveynin rahat, doğal olması çok önemlidir. Cinselliğin utanılacak, tehlikeli ya da yasak olmasına yönelik vurgulardan özenle kaçınılmalıdır. Ebeveyn eğer kendisi bu konuda rahat değilse, çekiniyorsa, bu konuda güvenilir başka bir yetişkin ya da uzmandan yardım alınması faydalıdır. Çocuğa cinsel yaşamla ilgili doğru bilginin verilmesi, onun gelecekteki cinsel yaşamı ve ilişkileri açısından önemlidir.
Çocuğa cinsel bilgi verme sürecinde çocuğun cinsiyetine göre ebeveynler farklı davranabilmektedir. Kız çocuklarına anne, teyze veya abla anlatırken erkek çocuklarına ailedeki büyük bir erkek anlatmakta ya da çoğunlukla anlattırılmaktadır. Çocuğun cinsiyeti ne olursa olsun, hangi ebeveyn cinselliği anlatırken kendini rahat, güvenli, bilgili hissediyorsa o anlatabilir. Buradaki amaç, çocuğa doğru, güvenilir bilgilerin verilmesidir.
Çocuklara verilecek cinsel eğitim bir seferlik verilecek ve bitecek bir konu değildir. Çocukların en çok merak ettikleri şeyler kadın erkek farklılığı, dünyaya nasıl geldiği, anne baba arasında nelerin olduğu gibi cinselliğe özgü sorulardır. 2-3 yaşından itibaren çocuklar ebeveynlerine cinsellikle ilgili sorular sormaya başlamaktadır. Her yaş grubuna göre verilmesi gereken yanıtlar farklılaşmaktadır. Ebeveyn çocuğun sorularını ciddiye alıp, bilme ihtiyacını karşıladıkça sağlıklı cinsel kimliğin oluşmasını da desteklemiş olacaktır.
Çocuklara cinsellikle ilgili negatif mesajlar vermemek çok önemlidir. Yetişkin kendi olumsuz duygu ve düşüncelerini yansıtmaktan dikkatle kaçınmalıdır. Korkutulmamalıdır. Cinselliğin olumlu yanları vurgulanmalıdır. İnsanın kendini iyi hissetmesi, mutluluğu, üretkenliği gibi boyutlar öne çıkartılmalıdır. Yaşamın devam etmesini sağlayan, insanının varoluşu ile ilgili olduğu unutulmamalıdır. Burada ebeveynler, “böyle anlatılırsa özendirip, hemen cinselliği yaşamak isteği olmaz mı? “Diye sorabilirler. Cinselliğin sadece fiziksel yanına vurgu yapılıp, cinsellik sadece zevk ve cinsel organlar düzeyine indirgendiğinde bu tür sorunlara daha sık rastlanılmaktadır. Eğer ailede, cinsellikle ilgili konuşulabiliyorsa, söze getirme anlamında güvenilir ilişkiler ve yaklaşım kazandırılmışsa bu konudaki sorunlar aşılabilir. Güvenli cinsel davranışların ne olduğu mutlaka konuşulabilmelidir. Çocuklara yeterli bilgi verilmediğinde, internet gibi güvenli olmayan ortamlardan pek çok yanlış, sapkın bilgiye ulaşabildikleri unutulmamalıdır.
Aileler mutlaka, cinselliğin toplumsal, duygusal, düşünsel, değerler boyutunu göz önüne alarak cinselliğin bütünsel biçimde ele alınması için uğraşmalıdır.
Cinsellik denilince sadece sex anlaşılmaktadır. Bu yanlıştır. Çocukların cinsel eğitimi söz konusu olduğunda çocuklara, cinsel gelişimleri ile ilgili bilgiler verilmelidir. Ergenlik dönemi ile birlikte kızlar ve erkek çocuklar bedensel, hormonal, zihinsel ve duygusal açıdan ciddi değişim ve dönüşüm yaşamaktadırlar. Çocuklara kendilerinde nelerin olabileceği anlatılmalı, hazırlanmalıdırlar. Bedenin cinsel bölgelerinde kıllanmalar, ter bezlerindeki artışlar, hormonal değişiklikler, sesin kalınlaşması, erkeklerde gece boşalmaları, kızlarda adet olgusu vb ile ilgili bilgiler verilmelidir. Çocuklar başlarına ne geleceğini bildiklerinde yaşadıklarını kolaylıkla anlamlandırabilmektedir. Baş etmeleri de o denli kolay olmaktadır. Ebeveynin ya da bir yetişkinin verdiği güvenilir bilgiler çocuğun yaşadıkları ile ilgili kaygı yaşamasını önlemekte, en azından hafifletmektedir. Gerekli durumlarda yetişkinden yardım almasını sağlamakta, kendine zarar verici davranışlardan uzak durabilmektedir. Yanlış bir şey olmuşsa bile bunu ebeveynle paylaşabilmekte, zarar azaltılabilmektedir. Çocuğun yetişkin yaşamına dengeli bir tarzda hazırlanmasına yardımcı olunmaktadır.
Bedensel ve hormonal değişimlerle birlikte hijyen, bedene bakım, özsaygı, kişisel, bedensel sınırların korunması ile ilgili ebeveynler çocukları ile konuşabilmelidir. Akneler, okulda, sınıfta adet olma, boşalma gibi durumlarda nasıl başa çıkacakları konuşulabilir.
Aileler cinselliği çocuğa anlatırken, kullandıkları kelimelere dikkat etmelidir. Argo kelimelerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Sözcükler basit, yalın olmalı, kafa karıştırıcı olmamalıdır. Bayan, hanımefendi gibi cinsiyetsiz sözcüklerden kaçınılmalıdır. Kız ve oğlan sözcükleri cinsiyeti açıktan vurguladığı için, cinsiyet farklılığına gönderme yaptığı için tercih edilebilir. Çocukların cinsiyet rollerini fark edip, kabullenmeleri açısından seçilen sözcükler önemlidir.
Çocuklara cinsellik eğitimi verilirken, toplumsal cinsiyet rolleri devreye girmektedir. Çocuklara her iki cinsiyetin eşit değerliliği, eşit önemliliği mutlaka vurgulanmalıdır. Erkek cinsiyetine aşırı önem verilerek anlatılması, kız çocuğunun kendi cinsel rolüne, kimliğine ve cinselleşmiş bedenine sahip çıkmasını çok zorlaştırmaktadır. Kız çocukları kendi bedenlerine değer vermeyi öğrenememekte, gelecekteki kadın rolüne uyum sağlayamamakta, mutlu olamamaktadır.
Hangi yaş grubunda olursa olsun, çocukların cinselliğe yönelik soruları geçiştirilmemelidir. Ertelenmemelidir. Nasıl yanıtlanacağı bilinmiyorsa, bu konuda araştırmaya, desteği ihtiyaç duyuluyorsa, çocuğa bu durum basit bir şekilde anlatılmalıdır. O konuyu araştırıp, mutlaka yanıtlayacağınızı çocuk bilmelidir.” Sana bunu nasıl anlatabileceğimi öğrenince anlatacağım vb.”
Çocukların sorularını yanıtlayabilmek için, ebeveynin kendini gözden geçirmesi gerekebilir. Ebeveyn konuşmaktan kaçındığı konularla karşılaşabilir.
Hangi yaştan olursa olsun, çocukların sorularına gülünmemeli, alaya alınmamalıdır. Konuşması ve soru sorması desteklenmelidir. Cinsellikle ilgili konuşmanın doğal olduğunu, ancak herkesin yanında ve her ortamda konuşulamayacağı, özellikle küçük yaş grubuna anlatılmalıdır.
Çocuklara cinsellikle ilgili bilgi verilirken sabırlı olmak çok önemlidir. En çok merak ettikleri konu ile ilgili çok sorularının olması olağandır. Bazen de tekrar tekrar aynı şeyleri sorabilirler. Ebeveynin çekindiğini, utandığını fark ettiği durumda çocuklar ısrarcı olabileceği gibi tersi de olabilir. Çocuk cinsellik hakkında hiç soru sormuyorsa, bu konuda dikkatle ele alınmalıdır. Çocuk ebeveynin çekindiğini anlayıp, onu rahatsız etmek istememiş de olabilir. Aile içinde konuşulması onaylanmayan sır gibi görülen durumlar olmaktadır.
Ev içindeki fırsatları değerlendirmek, meraklarını, oyunlarını gözlemlemek işe yarar.
Anne baba çocuğun eğitiminden, sağlığından, fiziksel gelişiminden sorumlu olduğu gibi cinsel kimlik ve sağlıklı cinsel yaşama ulaşma ve cinselliğin sorumluluğunu öğretme açısından da çok bir yerdedir. Aile çocuğa model olur. Bilgi verir. Paylaşır. Toplumun, geçmiş kuşakların değerlerini aktarır. Cinsellikle ilgili davranışlar da öğrenilir. Aile çocuğun bilgi ihtiyacını karşılamadığında, ortaya çıkacak boşluğun nasıl doldurulduğu önemlidir. İnternet ortamında, pornoğrafik yayınlara ulaşan çocuk ve gençler cinsellik hakkında çok yanlış, eksik bilgilerle boğuşmaktadırlar.
Cinsel eğitimin ailede verilebilmesi, konuşulabilir olması, çocuk ve ergenlerin cinsel taciz ve istismar davranışlarına karşı kendilerini korumalarında önemli araçlardır.
Cinsel eğitim sonunda, hedeflenen çocukların cinsel yaşamlarının sorumluluğunu üstlenebilmeleri, cinsel arzu, cinsel dürtü ve davranışlarını düzenleyebilir, yönetebilir hale gelmeleridir. Cinsellikle ilgili olarak asla başkalarına zarar vermeme, zarar görmeye izin vermeme ilkeleri vazgeçilmezdir.